Trump'ın DEAŞ'lıları geri gönderme teklifi belirsizliğini koruyor



 GÜNDEM


Trump'ın DEAŞ'lıları geri gönderme teklifi

ABD Başkanı Trump'ın Avrupa ülkelerinin DEAŞ'a katılan vatandaşlarını teslim almamaları halinde "tek seçeneğin onları geri göndermek" olduğu yönündeki açıklamasını yinelemesi, ABD Başkanının aklındaki planla ilgili merak uyandırdı.

ABD Başkanı Donald Trump'ın, Avrupa ülkelerine DEAŞ'lı vatandaşlarını geri gönderme konusunda yinelediği açıklamalar, 10 bin kadar yabancı terörist ve ailesinin Suriye'den hangi yolla gönderileceği konusunda merak uyandırırken, ABD'li yetkililer "tehlikeli öneri" hakkında sessiz kalmayı tercih ediyor.

Trump, 21 Ağustos'ta yaptığı açıklamada, Avrupa'nın DEAŞ'a katılmış vatandaşlarını geri almaması halinde "ABD'nin onları geri göndermekten başka çareleri kalmayacağını" söylemesi, bir kez daha bu teröristlerin akıbetini gündeme taşıdı.

ABD'li yetkililer, DEAŞ karşıtı mücadele toplantılarında, Suriye'de ele geçirdikleri yabancı DEAŞ'lı ve ailelerinin toplam sayısının 10 bin civarında olduğunu belirtiyor.

Bu kişilerin bir kısmı, ABD güçlerince Deyrizor'da üs olarak da kullanılan El Ömer petrol sahasında, diğer kısmı ise YPG/PKK, Kamışlı, Haseke, Malikiye, Tabka ve Rakka cezaevlerine tutuluyor.

Trump'ın açıklaması da 10 bin kadar yabancı terörist ve ailelerinden Avrupalı olanların hangi yolla Avrupa'ya geçirilebileceği konusunda merak uyandırdı.

Beyaz Saray kaynakları sessiz kalmayı tercih etti

AA muhabirleri, Trump'ın dile getirdiği rota üzerindeki Türkiye gibi ülkeler için tehlike arz edebilecek önerinin detayları hakkında bilgi edinebilmek için ABD Savunma Bakanlığına ve Beyaz Saraya yönelttikleri sorular karşısında net yanıt alamadı.

Pentagon Sözcüsü Binbaşı Sean Robertson, AA'ya yaptığı açıklamada, Trump'ın açıklamaları üzerine herhangi bir değerlendirmede bulunmayacağını belirtirken, Beyaz Saray kaynakları ise sessiz kalmayı tercih etti.

Daha önce de gündeme getirmişti

ABD Başkanı Trump, 17 Şubat'taki açıklamasında, İngiltere, Fransa ve Almanya başta olmak üzere diğer kaynak ülkelere hitap etmiş ve vatandaşlarını teslim almamaları halinde "diğer alternatifin onları serbest bırakmak zorunda kalmak olduğunu" söylemişti.

Bu açıklamalar üzerine söz konusu ülkelerin konuyla ilgili isteksizlikleri ve hazırlıksızlıkları gözler önüne serilmişti.

Türkiye'nin yıllardır yaptığı çağrılara rağmen Batılı ülkeler, hukuk sistemlerinde bu tür suçları yargılama konusunda boşlukları kapatmak için adım atmadı.

Kaynak ülkeler, suçların sınır dışında işlenmesi, bu kişilerin DEAŞ içerisinde hangi suçları işlediğinin kanıtlanmasının zor olmasından dolayı "kısa süre serbest bırakılma risklerinin mevcut olması", "cezaevlerinde diğer mahkumları radikalleştirme ihtimalleri", "bunun önüne geçebilmek için fiziki ve ekonomik imkanların kısıtlı olması" gibi gerekçeleri öne sürerek, bu kişilerin bulundukları ülkede etkisiz hale getirilmeleri için beklemeyi seçiyor.

YPG/PKK koz olarak kullanıyor

YPG/PKK, ele geçirdiği DEAŞ'lı teröristlerin sonradan salıverilmesi için anlaşmalar yapıyor. Örgüt, Rakka'da kuşattığı DEAŞ'lılarla anlaşamaya varmış, bunların önemli kısmını Türkiye'ye sızmak üzere sınır hattına yönelmişti.​

Son olarak örgüt, Kasım 2018'de DEAŞ elebaşlarından "Ebu Halit El Suri" kod adlı Cemal Feyyad El Hüseyin'i 100 milyon Suriye lirası (yaklaşık 1 milyon Türk lirası) karşılığında serbest bırakmıştı.

Koalisyon sözcülerinden Eric Pahon, bu anlaşmalara ilişkin yaptığı açıklamada, "Koalisyon tamamen katılmasa da ortaklarımızın kararına saygı duyduk." ifadesini kullanmıştı.